Netflix abonesi oldum, şimdi ne izleyeceğim?

Netflix, birkaç yıl önce tanıştığımız, 1992’de ABD’de kurulduğunda postayla DVD satışı ve kiralaması yapan, bugün ise 190 ülkeden 125 milyon abonesiyle yılda 11.692 milyar dolar gelir elde eden, internet üzerinden dizi, film, belgesel gibi medyalar sunan bir içerik sağlayıcısıdır.

Diğer 120 milyon gibi biz de üye olduk, peki izlemeye nereden başlamalıyız?  “Netflix abonesi oldum, şimdi ne izleyeceğim?” yazısını okumaya devam et

Hobi olarak çektiğiniz fotoğraflardan para kazanın!

Öyle çok para değil… Fakat işi ciddiye alırsanız düzenli gelir sağlayabilirsiniz.

Bir gün iş çıkışı metrobüste seyahat ederken Faruk bahsetmişti. “Çektiğin fotoğrafı siteye yüklüyorsun, ihtiyacı olan bir kurum, ajans veya kişi kullanım hakkını ödeyerek siteden indirebiliyor.”

Shutterstock stok görsel sitesini bu şekilde özetlemişti. Konuşmamızdan birkaç hafta sonra da Shutterstock‘a üye oldum.

Fotoğraf satarak para kazanmak

Peki stok görseli nedir? Kitaplar, dergiler, haberler, web siteleri, broşürler, ambalajlar, basılı ve internet reklamları ve çok sayıda özel uygulamada kullanılabilen hazır görsellerdir. Mevcut bir görseli kullanmak, görseli satın alana zaman kazandırdığı ve özel bir fotoğraf çekiminin masrafından kurtardığı için tercih edilmektedir. “Hobi olarak çektiğiniz fotoğraflardan para kazanın!” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği dokümanları adresinize ‘ücretsiz’ gelsin

Avrupa Birliği nasıl kuruldu, politikaları nelerdir, nasıl karar alıyor… Raporlar, araştırmalar, dergiler… Hepsine publications.europa.eu adresinden ulaşabilirsiniz. Dahası pek çoğunu sipariş edebilir, evinize, iş yerinize ücretsiz kargolatabilirsiniz. “Avrupa Birliği dokümanları adresinize ‘ücretsiz’ gelsin” yazısını okumaya devam et

Avrupa Enerji Arzı Güvenliği

  • Avrupa’da enerjiye erişim,
  • Avrupa’ya gaz arzının 2006 ve 2009 kışlarında geçici kesintisi,
  • Avrupa Güvenlik Stratejisi,
  • Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi,
  • AB Enerji Diplomasisi Eylem Planı,
  • Avrupa’da enerji çeşitliliği.

AB Enerji Politikasında Beklentiler ve Kabiliyetler (MAKALE) PDF 29.05.2017

AB Enerji Politikasında Beklentiler ve Kabiliyetler (SUNUM) PDF 16.05.2017

Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı, Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi

“Liberal demokrasilerde politikacılar, normatif gerekçeler ve ampirik analizlere dayanan politika önerilerini haklı gösterme eğilimindedirler. Dolayısıyla, ahlâkî akıl yürütme ile argümanlarını desteklemek için normatif ve ampirik varsayımlar yapmaktadırlar. Politikaları yürüten uzmanların, sınır muhafızları da dahil olmak üzere ahlaki gerekçelere başvurdukları görülmüştür. Yakın tarihli bir araştırmada ortaya çıkmıştır ki Frontex çalışanları da faaliyetlerinin ahlaki bir değer taşıdığına inanıyorlar; ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele etmek, AB’de ekonomik çöküntüyü engellemek, AB vatandaşlarının güvenliğini arttırmak ve daha da önemlisi göçmenlerin hayatını kurtarmak gibi büyük hedefleri ima ederek uygulamalarını haklı gösteriyorlar.”

Bu makalede, Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı Frontex‘in uygulamalarının kuruluş amaçlarına ve AB değerlerine ters düşen noktalarını bulabilirsiniz.

PDFAvrupa Sınır Güvenliği Ajansı Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi  “Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı, Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi” yazısını okumaya devam et

AB Kurucu Antlaşmalarında Göç Politikası, Öncelikleri ve Temel Araçları

Avrupa Birliği’nin göç politikası kurucu antlaşmalarda nasıl düzenlenmiştir? Bu politikanın temel araçları ve öncelikleri günümüzde nelerden oluşmaktadır?

Avrupa Birliği’nin göç politikasının yasal dayanağı, 2007 yılında imzalanan Lizbon Antlaşmasıyla oluşturulan, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’da (Treaty on the Functioning of the European Union) Madde 79 ve Madde 80’dir.

1957 yılında imzalanan, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşması’nda ise göç politikası yoktu. Bunun yerine, sadece, yabancıların çalışmasıyla ilgili düzenlemeler yer almaktaydı. 1992 yılı, Maastricht Antlaşması’na gelinceye kadar, Avrupa Komisyonu’nun göç politikasının ortaklaştırılmasına dönük çabaları olmuştur. Bu çabalar, Maastricht Antlaşması’nda kısmen sonuç vermiştir ve Birliğin ortak çıkar konuları da bu antlaşmaya eklenmiştir. Göç politikası da bu konulardan biri olarak, Adalet ve İçişleri başlığı (Justice and Home Affairs) altında değerlendirilmiştir.

Maastricht Antlaşması’ndaki Madde K1’de göç politikası bağlamından işlenen konular şunlardır; mülteci politikası, kişiler tarafından üye devlet dış sınırlarını geçilmesini düzenleyen hükümler ve bu geçişin denetiminin uygulanması, göç politikası ve üçüncü ülke vatandaşlarına karşı politika, aile bütünleşmeleri ve istihdama geçişler, kaçak ikamet ve çalışma ile mücadele. Bunlar, Birliğin ortak çıkar konuları olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, Maastricht Antlaşması’nda Madde 100(c)’de, Birliğin üçüncü ülke vatandaşlarına uygulayacağı vize rejimi düzenlenmiştir. Hangi ülke vatandaşlarına vize uygulanacağını, Avrupa Komisyonu’nun önerisiyle, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra Konsey’in karar vereceği belirtilmiştir.

1997 yılında Amsterdam Antlaşması ile göç politikası tamamen ortaklaşmıştır ve Birliğin tek başına söz hakkı elde ettiği alanlar olmuştur. Vize şartları, mültecilik kriterlerinin belirtilmesi gibi konular tamamen Birliğe bırakılırken; mülteci kabulü ve aile birleşimi gibi konular üye ülkelerin inisiyatifinde kalmıştır, yani göç ve iltica şartlarını Birlik belirlerken, bu başvuruların değerlendirmesini tamamen üye ülkelere bırakılmıştır. Örnekle, üçüncü ülke vatandaşı bir kişi aynı şartlar altından dilediği herhangi bir Birlik ülkesine iltica başvurusu yapar ve aynı kriterler ile değerlendirilir, fakat aynı kriterler ile değerlendirilse de aynı kişi bir üye ülkeden kabul alırken, diğerinden alamayabilir; kabul etmek üye ülkelerin inisiyatifindedir. “AB Kurucu Antlaşmalarında Göç Politikası, Öncelikleri ve Temel Araçları” yazısını okumaya devam et

Tek kelime yazmadan, yılda 35.000 blog ziyaretçisi almak

Geçtiğimiz yıl bu blogu 35.386 kişi ziyaret etmiş, 2015 yılınındaki ziyaretçi sayısının neredeyse beş katı. Ben ise 2016 yılında tek bir kelime dahi yazmamıştım. Peki neden ziyaretçi sayısı çarpıcı biçimde arttı?

Sorunun cevabı, 2009 yılı sonbaharında aldığım Ekonomiye Giriş dersinde öğrendiğim arz talep eğrisinde. Sen ne kadar kalite ürünler üretsen de, bulunduğun pazarda buna talep yoksa batarsın.

Yazarlık da öyleymiş. Ne kadar kusursuz yazdığından ziyade, insanlar neyi okumak istiyor, neyi merak ediyor daha önemliymiş. “Tek kelime yazmadan, yılda 35.000 blog ziyaretçisi almak” yazısını okumaya devam et