Kategori arşivi: Makale

Avrupa Birliği dokümanları adresinize ‘ücretsiz’ gelsin

Avrupa Birliği nasıl kuruldu, politikaları nelerdir, nasıl karar alıyor… Raporlar, araştırmalar, dergiler… Hepsine publications.europa.eu adresinden ulaşabilirsiniz. Dahası pek çoğunu sipariş edebilir, evinize, iş yerinize ücretsiz kargolatabilirsiniz.

Screen Shot 2017-12-04 at 11.12.41

Yapmanız gereken publications.europa.eu web sayfasına girmek ve istediğiniz yayınları sepete eklemek. Ücretli yayınların yanı sıra, ücretsiz olarak sipariş edilebilecek kitap ve haritalar da mevcut.

Örneğin Travelling in Europe 2017-2018 haritasına ücretsiz sahip olabilirsiniz.

Sipariş işlemini tamamlamak için üye olmanıza da gerek yok. Sepetteki ürünleri, isim ve adres bilgilerinizi girerek dilediğiniz zaman kargolatabilirsiniz.

Seçtiğiniz ürünler kargo süresine bağlı olarak ortalama üç hafta içerisinde belirttiğiniz adrese ulaşıyor. Avrupa Birliği dokümanları adresinize ‘ücretsiz’ gelsin yazısının devamı

Avrupa Enerji Arzı Güvenliği

  • Avrupa’da enerjiye erişim,
  • Avrupa’ya gaz arzının 2006 ve 2009 kışlarında geçici kesintisi,
  • Avrupa Güvenlik Stratejisi,
  • Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi,
  • AB Enerji Diplomasisi Eylem Planı,
  • Avrupa’da enerji çeşitliliği.

AB Enerji Politikasında Beklentiler ve Kabiliyetler (MAKALE) PDF 29.05.2017

AB Enerji Politikasında Beklentiler ve Kabiliyetler (SUNUM) PDF 16.05.2017

Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı, Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi

“Liberal demokrasilerde politikacılar, normatif gerekçeler ve ampirik analizlere dayanan politika önerilerini haklı gösterme eğilimindedirler. Dolayısıyla, ahlâkî akıl yürütme ile argümanlarını desteklemek için normatif ve ampirik varsayımlar yapmaktadırlar. Politikaları yürüten uzmanların, sınır muhafızları da dahil olmak üzere ahlaki gerekçelere başvurdukları görülmüştür. Yakın tarihli bir araştırmada ortaya çıkmıştır ki Frontex çalışanları da faaliyetlerinin ahlaki bir değer taşıdığına inanıyorlar; ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele etmek, AB’de ekonomik çöküntüyü engellemek, AB vatandaşlarının güvenliğini arttırmak ve daha da önemlisi göçmenlerin hayatını kurtarmak gibi büyük hedefleri ima ederek uygulamalarını haklı gösteriyorlar.”

Bu makalede, Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı Frontex‘in uygulamalarının kuruluş amaçlarına ve AB değerlerine ters düşen noktalarını bulabilirsiniz.

PDFAvrupa Sınır Güvenliği Ajansı Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi  Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı, Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi yazısının devamı

Sen ağabeylerinin stadyumlarda “insan kulesi” yaptığı yaştasın

Merhaba genç arkadaş.

Arif Nihat Asya’nın Fetih Şiiri’ni okudun mu hiç?

Okumadın evet. Fakat şiirden şu dize aklındadır hep: Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!Öğretmeninden, aile büyüklerinden, çevrenden duymuşsundur mutlaka.

Peki öyle mi? Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta mısın?

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul seferine çıktığında 21 yaşındaydı. Diyelim sen 25 yaşındasın. Fatih ne yapıyordu o yaşta?

Belgrad’taydı.

Senin benim gibi tatile gitmemişti elbet. Binlerce kişilik ordusuyla, Sırbistan seferine çıkmıştı.

Biz ne yapıyorduk 21-25 yaşlarında?

Üniversite çağları…

Arka planına bakalım mı? Lise, orta okul… Sen ağabeylerinin stadyumlarda “insan kulesi” yaptığı yaştasın yazısının devamı

Yirmi Yıl Sonra: Bosna Hersek’te Dayton Anlaşması, Kalıntılar ve Fırsatlar

Graduate Institute of International and Development Studies, Geneva‘da Anca Doina Cretu tarafından yazılan, “Twenty Years After: The Dayton Accords, Legacies and Opportunities in Bosnia and Herzegovinabaşlıklı makalenin Türkçe çevirisidir.

Bosna savaşının bitiminden 20 yıl sonra, bu yıl Bosna Hersek için iki acılı yıl dönümünü işaret ediyor: Srebrenitsa Katliamı ve Dayton Anlaşması. Temmuz 1995’te gerçekleşen Srebrenitsa katliamı ve askeri durumun Bosna Hersek’te artarak bozulmasından sonra NATO, Bosna Sırplarının askeri hedeflerini ve alt yapısını bombaladı. Birkaç ay sonra, Kasım 1995’te, ABD önderliğindeki müzakereciler ve arabulucular bölge liderlerinden, Ohio’nun Dayton kentinde hızlıca hazırladıkları anlaşmaya imza atmalarını istedi. Richard Holbrooke Amerikalı arabulucu olarak, kendi esaslarında, Dayton Barış Anlaşması’nın “altı günlük ateşkesi kalıcı barışa çevirmesini ve çok-ırklı bir devleti kazandırmasını” amaçladığını belirtti. Yirmi yıl sonra hala, bölünmenin kurumsal güçlendirilmesi açısından Dayton Barış Anlaşması, devlet ve barış inşasının kötü şöhretli kalıntılarını taşıyor. Bu makale, yöntemler saptamaya çalışırken savaş sonrası imzalanan, imzalanmasında yirmi yıl sonra uluslararası müdahaleciliğin kalıcı emaneti haline gelen, Dayton Barış Anlaşması’nın etkilerini vurguluyor. Ayrıca, Bosna Hersek’in bugününe göz atmayı ve Dayton siyasi çerçevesi bağlamında fırsatlar yakalayacak yöntemleri saptamayı amaçlıyor.

Bosna Savaşı

Bosna’daki savaş, Yugoslavya’da 1990’ların başlarında çoktandır şiddete dönüşen ortamda başladı. Saraybosna’daki katliamın başlamasından bile önce; Bosna’nın Güneydoğu ve Kuzey kısmı, Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı’ndan etkileniyordu. Bosna bağımsızlığını ilan edince Nisan 1992’te savaşın şiddeti arttı ve 1995’e kadar Saraybosna kuşatılmaya devam etti. Hırvat güçleri, Hırvatistan’da Sırpların elindeki bölgeleri tekrar kontrol altına alınca ve ardından, Yirmi Yıl Sonra: Bosna Hersek’te Dayton Anlaşması, Kalıntılar ve Fırsatlar yazısının devamı

Open Letter to EU about the Visa Regulation

To whom it may concern,

I’m a young person from Turkey who was wishing to apply for Schengen visa from the Spanish Consulate in Istanbul.

Purpose of visit was participating the seminar, under the European Commission Youth in Action Programme, which was going to take place 13th-19th March 2014 in Salamanca.

In order to apply Schengen visa, I took reservation from VFS Global that is Visa Application Company which is Spanish Consulate work with in Turkey.

In the day of application, during the visa interview; I presented all necessary documents to authorized person. She said all necessary documents are complete, only thing that you should pay visa fee and service fee. I’ve stated that I’ve got 5 Schengen visas and 2 visas from non-Schengen EU States before, and I’ve not pay any visa fee for them because I’m under 26, participating in seminars organised by non-profit organization even these are funded by European Commission. Open Letter to EU about the Visa Regulation yazısının devamı

Avrupa Birliği Müzakerelerinde Yıllar Sonra Yeni Bir Fasıl Açılıyor

Türkiye’nin Avrupa Birliği Müzakereleri 3 Ekim 2005’te Lüksemburg’da resmen başlamıştı. Bugüne dek 35 müzakere başlığından 13’ü açılabildi ve sadece 1’i geçici olarak kapatıldı. Takvim üzerinde baktığımızda, 12 yıllık bir sürede sadece bir müzakere başlığında anlaşılmış olması hiç de olumlu değil. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Türkiye ile aynı dönemde müzakerelere başlayan Hırvatistan Temmuz 2013’te Avrupa Birliği’nin 28 üye ülkesi olacak. Bu karşılaştırma, Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığının ne kadar da yavaş işlediğini gösteriyor.

Son birkaç yılda “eksen kayması” söylemleri artarken, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış “her bakanlar kurulu toplantısında Avrupa Birliği adaylığıyla ilgili sunum yapıyorum” diyerek eksen kayması söylemlerini eleştirmişti. Fakat Ortadoğu’daki gelişmeler Avrupa Birliği adaylığını gündemde alt sıralara itti. Bu süreçte yapılan kamuoyu araştırmalarında da Türkiye’nin tam üyeliğine inanların sayısının giderek azaldığı görülüyor.

Güney Kıbrıs’ın 2012’nin ikinci yarısında Avrupa Birliği dönem başkanlığını üstlenmesiyle Avrupa Birliği sürecini askıya alınmış, Brüksel’de düzenlenen toplantılarda Egemen Bağış fotoğraflara girmemişti. Bu durum, İrlanda’nın dönem başkanlığını devralmasıyla birlikte normale döndü ve 21 Ocak 2013’te yapılan Avrupa Birliği Bakanları Toplantısı’nda müzakerelerin yeniden hızlanması gündeme geldi. Bu toplantı Türkiye basınında “Türkiye yeniden Avrupa Birliği fotoğrafında” başlığı ile yer aldı. Egemen Bağış Türkiye’ye döndükten sonra, müzakerelerde yeni başlıkların açılacağının sinyalini vermişti. Avrupa Birliği Müzakerelerinde Yıllar Sonra Yeni Bir Fasıl Açılıyor yazısının devamı

Bir Eğitim Kursu İle Başlayan “Aktif Vatandaşlık”

21 Eylül 2012, Ulusal Ajans’taki stajımın son günü…

7. kat Leonardo Da Vinci Programı Koordinatörlüğü’ndeyim. Yine yoğun geçen bir iş günü. Bir yandan uzmanların işlerini kolaylaştırmaya çalışıyor, yardımcı oluyoruz; diğer yandan yaptığımız işler neticesinde tecrübe kazanıyoruz.

Gün sonunda; hem Ulusal Ajans’taki stajım, hem de son bir yılımın nasıl geçtiğinin değerlendirmesini yaparken, güzel bir ayrıntıyı fark ediyorum: Ulusal Ajans’ın hayatımın her anında yer aldığı gerçeği.

18 Mayıs 2010, uçağımız Varşova Havalimanına iniyor…

İlk kez yurt dışına çıkan 20 yaşında bir genç olarak, uçağın penceresinden meraklı gözlerle Polonya’yı seyrediyorum. İniş yaptık, çok geçmedi havalimanına girdik. Fakat hâlâ Avrupa Birliği sınırlarına girdim diyemiyorum çünkü az ileride gümrük polisi pasaport kontrolü için bekliyordu.

Varşova’ya, Polonya Ulusal Ajansı tarafından gerçekleştirilen “Cre-activity for Urban Youth” isimli bir haftalık eğitim kursu için gelmiştim. Duyurusu, eğitimden üç ay önce Türkiye Ulusal Ajansı internet sitesinden yapılmıştı ve başvurusu “salto-youth network” üzerinden yapılıyordu.

Eğitime bir ay kala, hiç beklemediğim bir anda Polonya’dan gelen kabul e-postası ile karşılaştım. Bir hafta içerisinde pasaport, üç gün içerisinde Schengen vizesi aldım. Eğitim kursunun yolculuk masrafları Türkiye Ulusal Ajansı; Varşova’daki masrafları Polonya Ulusal Ajansı tarafından karşılandığından, eğitim kursundan ücretsiz faydalanmış oldum.
Bir Eğitim Kursu İle Başlayan “Aktif Vatandaşlık” yazısının devamı

Tataristan’da Uluslararası Gençlik Zirvesi

Avrupa siyasi sınırları dışındaki ilk yurt dışı tecrübem olarak, İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu tarafından düzenlenen “2. Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Global Zirvesi” toplantısına katılmak üzere, 3 Temmuz 2012 salı günü Rusya Federasyonu, Tataristan Cumhuriyeti Başkenti Kazan’a indik. Kazan şehri, Moskova’dan sonra Rusya’nın en gelişmiş şehri olarak anılıyor. Şehir, Kazan nehrinin kenarına kurulmuş, nüfusunun %40’ını Tatarların oluşturduğu 1.1 milyon insanın yaşadığı, Rusya’nın üçüncü başkenti olarak anılan güzel bir şehir. Tataristan’da bulunduğumuz süre zarfında, toplantılardan arta kalan zaman içerisinde, Şehrin bir çok kültürel ve tarihi mekanını gezme fırsatımız oldu. Bunlardan en önemlisi de şehrin simgesi, 2005 yılında Türkiye tarafından yaptırılan, Rusya Federasyonu’nun da en büyük camii olan Kul Şerif Camii‘idi. 2. Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Similasyonu’nda, Türkiye Delegasyonunu Bahçeşehir Üniversitesi’nden ben İlker Girit, Fatih Üniversitesi’nden Vedat Yılmaz, Yalova Üniversitesi’nden de İlksen Savaş ve Serdar Yardak temsil etti. Tataristan’da Uluslararası Gençlik Zirvesi yazısının devamı

TUBITAK’ın Enerji Verimli Binalar Bilgilendirme Toplantısı

TUBİTAK, İstanbul Sanayi Odası ve Avrupa İşletmeler Ağı tarafından organize edilen, Enerji Verimli Binalar Ulusal Bilgilendirme Günü kapsamında, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programları fonları ile gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilecek projelerin sunumları gerçekleştirildi. Ayrıca, İspanya ve İtalya’dan gelen şirket temsilcileri, hazırladıkları projelerin sunumlarını gerçekleştirerek, toplantıya katılan kurumları partnerliğe davet ettiler.

Toplantının belli başlı konularına kısaca değineceğim. TUBITAK’ın Enerji Verimli Binalar Bilgilendirme Toplantısı yazısının devamı

Genç liderler eğitimlerini Avrupa’da alıyor

Avrupa Birliği’nin sunmuş olduğu imkânlar ile birçok farklı eğitimi Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde almak mümkün.

Henüz Avrupa Birliği üyesi bir ülke olmasak da yapılan anlaşmalar ile AB’nin bazı fırsatlarından yararlanabiliyoruz. Bunlardan biri ise AB’nin büyük önem verdiği gençlik politikalarının geliştirilmesine katkı sağlayan Gençlik Programlarıdır. Gençler bu programlar ile yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli birçok etkinliğe katılabiliyor veya verilen hibeler ile gençler bu etkinlikleri kendileri organize ediyorlar. Bu etkinliklerin en büyük amacı farklı ülkelerde yaşayan gençlerin bu gibi fırsatlarla bir araya gelerek kültürler arası ilişkileri geliştirmek. Bu etkinlikler, her program ülkesinde bulunan Gençlik Ulusal Ajansları tarafından yürütülüyor ve hibeler bu birimler tarafından onaylanıyor. Türkiye’de ki koordinatör Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatına bağlı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı kısaca Türkiye Ulusal Ajansı.

Genç liderler eğitimlerini Avrupa’da alıyor yazısının devamı