Avrupa Komisyonu’na gönderdiğim mektuba cevap geldi!

8 Mart 2014 tarihinde Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso‘ya gönderdiğim, Schengen Vizesi başvuru süreciyle ilgili mektuba, Avrupa Komisyonu Schengen Direktörlüğü tarafından yanıt verildi.

Yazdığım mektupta, 13 Temmuz 2009 tarihinde yasalaşan Avrupa Birliği Schengen Regulasyonu‘na atıfta bulunarak; 26 yaş altı, eğitim amacıyla yurtdışına çıkacak kişilerden vize ücreti alınmaması gerekmesine rağmen, Türkiye’deki İspanya Başkonsolosluğu’nun bu Regulasyon’a aykırı işlem yaptığını belirtmiştim.

Bazı Schengen ülkeleri, sizin belirtmenize gerek olmaksızın eğitim amacıyla yapacağınız seyahatler için vize ücreti talep etmemektedir. Kimi ülkelerde ise, vize başvurusu yaparken böyle bir düzenlemenin olduğunu hatırlatmanız gerekmektedir. Benim yaşadığımda durumda ise, siz açıkça belirtseniz dahi Avrupa Birliği Regulasyonu’nu reddetme gafletine düşen ülkeler de olmaktadır.

(Avrupa Komisyonu’na gönderdiğim mektubun tamamını okumak için Open Letter to EU about the Visa Regulation.)

Yazdığım mektuba, 26 Mart 2014 tarihinde Avrupa Komisyonu’nda gelen yanıtı aşağıda paylaşıyorum. Bu yanıt emsal niteliğinde olup, Schengen vizesi başvurusu öncesinde ilgili Büyükelçilik veya Konsolosluğa gönderebilirsiniz, ayrıca vize başvurusu esnasında yanınızda bulundurabilirsiniz. “Avrupa Komisyonu’na gönderdiğim mektuba cevap geldi!” yazısını okumaya devam et

Reklamlar

Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”

Evet #BirYığınFırsat.

“Bir yığın fırsat” diyorum çünkü, etrafımızda o kadar çok fırsat varki değerlendirebileceğimiz; bunları saymaya çalışsak, liste yapsak; sonu gelmez! Bir genç olarak, bize en yakın olan ve en kolay şekilde erişebileceğimiz fırsatlardan bahsedip, bunlara nasıl erişebiliriz konusunda fikir vereceğim.

Tecrübe kazanmak isteyen ve yeni şeyler öğrenmek isteyen bir bireyin, maksimum düzeyde verim alabileceği çağ 20’li yaşlardır. Bu nedenle, bu yaşları olabildiğince güzel değerlendirmeli; gezip görmeli, yeni insanlarla tanışmalı, sorumluluklar üstlenmelidir.

Üniversite’ye başlayan bir öğrenci mutlaka şu fırsattan haberdardır, Erasmus Öğrenci Değişimi. Muhakkaktır ki hangi üniversite öğrencisine sorsak, bu konuda az veya çok bilgisi vardır. Şimdi bunu cepte tutalım! Daha önce bu ve benzeri programlardan yararlanmamış olanlar için, açık ve anlaşılır şekilde yazacağım. “Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”” yazısını okumaya devam et

Open Letter to EU about the Visa Regulation

To whom it may concern,

I’m a young person from Turkey who was wishing to apply for Schengen visa from the Spanish Consulate in Istanbul.

Purpose of visit was participating the seminar, under the European Commission Youth in Action Programme, which was going to take place 13th-19th March 2014 in Salamanca.

In order to apply Schengen visa, I took reservation from VFS Global that is Visa Application Company which is Spanish Consulate work with in Turkey.

In the day of application, during the visa interview; I presented all necessary documents to authorized person. She said all necessary documents are complete, only thing that you should pay visa fee and service fee. I’ve stated that I’ve got 5 Schengen visas and 2 visas from non-Schengen EU States before, and I’ve not pay any visa fee for them because I’m under 26, participating in seminars organised by non-profit organization even these are funded by European Commission. “Open Letter to EU about the Visa Regulation” yazısını okumaya devam et

Duyarsızlık Yangını

duyarsızlıkBirkaç gün önce 110 Yangın İhbar hattını aramama neden olan bir duyarsızlık örneğini paylaşacağım. Anlatacağım bu küçük duyarsızlık örneği aslında Türkiye’nin bugünkü sorunlarının altında yatan en önemli neden!

Akşamüstü saatlerinde, Ataşehir‘de çalışan bir arkadaşımı iş yerinde ziyarete gidiyorum. Daha önce gitmiş olsam da, Ataşehir’i çok iyi bilmiyorum. Cep telefonumdaki navigasyonu kullanarak iş yerine ulaşmaya çalışıyorum. Hava da epey bi soğuk, hızlı adımlarla ilerliyorum. O sırada, hafiften yanık kokusu gelmeye başladı. Başımı kaldırıp sağa sola bakınca fark ettim ki, caddenin kenarında bulunan çöp konteynerinden dumanlar yükseliyor. Az biraz bekledim, mahalle sakinleri bi el atar da su döker söndürür diye, etrafta kimse yoktu. Hemen kavşağın kenarıydı, çokça araç geçiyordu; düşündüm biri arabasını durdurur da yangın tüpüyle müdahale eder. O da olmadı.  “Duyarsızlık Yangını” yazısını okumaya devam et

“Yürüyen merdivenlerin sağında durunuz!”

Sabahın erken saatlerinde evinden çıkıp, işine giderken metro kullanların yaşam tarzı olmuştur yürüyen merdivenler. Hem enerjiden hem de zamandan kazanmak isteyenler için idealdir. Her ne kadar işe gidiş süremizi kısaltsa da, bazen daha hızlı gitmek için yürüyen merdivenlerin sol tarafından hızlı adımlarla ilerleriz, ta ki yazılı olmayan-toplumsal kuralları çiğneyen bir kişi önümüzde duruyor olana kadar. İşte o an, arkadan bir ses “sağ tarafa geçer misiniz?” der. Ya da demez, yürüyen merdivenin sonuna gelene kadar bekleriz.

Günlerden bir gün, aynı hadise yaşanır. Yürüyen merdivenin solunu ve sağını işgal eden, orta yaşların üstünde iki arkadaş muhabbet ediyordur. Malum uyarı arkadan gelir, “sağ tarafa geçebilir misiniz?” Neyse arkadaşlardan biri sağa geçer ve acelesi olanlar sol taraftan koşar adımlarla ilerler. Fakat bu duruma sessiz kalmak istemeyen iki arkadaş, soldan yürüyenlere şöyle tepki gösterir, “yürümek istiyorsanız neden yürüyen merdivenleri kullanıyorsunuz!” ““Yürüyen merdivenlerin sağında durunuz!”” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin* Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması, 2014

Bu rapor, Avrupa Birliği kurucu ülkeleri olan Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Fransa, İtalya ve Lüksemburg arasından, nispeten Türkiye ile benzer özelliklere sahip olan Almanya, Fransa ve İtalya’nın; nüfus, istihdam, ekonomi, enerji, sağlık, askeriye, eğitim, iletişim, çevre, ulaşım, ar-ge ve sosyal kalkınma başlıklarında Türkiye ile mukayese edilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

1

Nüfus başlığı altında bulunan grafiklerde; ülkelerin 1970-2012 yılları arasındaki toplam nüfuslarını, nüfus artış oranlarını görebilirsiniz.

İstihdam başlığında; ülkelerdeki işgücüne katılım oranları, işsizlik oranları ve güvencesiz çalışanların oranları bulunmaktadır.

Ekonomi başlığında; ülkelerin altın dâhil mali rezervler miktarını, Gayrisafi Yurtiçi Hâsılalarını, Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla büyüme oranlarını, enflasyon oranlarını, ticari marka başvuru sayılarını ve borsaya kayıtlı yerli şirketler sayılarını inceleyebilirsiniz. “Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin* Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması, 2014” yazısını okumaya devam et

OPINIONS OF PEOPLE WHO LIVE IN DİYARBAKIR REGARDING EUROPEAN UNION

diyaeabThe survey was realized by the participants of the training course titled “European Citizenship” that was aimed to support the professional development of youth workers and youth leaders by extending their critical understanding of European Citizenship, exploring and experiencing its potential and by enabling them to recognise and integrate European Citizenship in their youth works.

The training course was in Diyarbakır between 18-22 May, organised by Turkish National Agency which carries out EU Commission’s Lifelong Learning and Youth in Action programmes in Turkey, there were 24 participants coming from different parts of Turkey. The survey was prepared as part of the training by 12 participants of all, and the questions were asked to people who live in city center of Diyarbakır; they have varied ages from 16 to 72, different income levels and educational backgrounds, and occupational groups. Total number of people answered the questions is 142. “OPINIONS OF PEOPLE WHO LIVE IN DİYARBAKIR REGARDING EUROPEAN UNION” yazısını okumaya devam et

Türkiye’de Desantralizasyon Süreci

Slayt1Bahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cengiz Aktar tarafından verilen “Regional Policy and Rural Development” (Bölgesel Politika ve Kırsal Kalkınma) dersinde, 30.04.2013 tarihinde Ahmet Ketancı ile birlikte sunduğumuz, “Türkiye’de Decentralization Süreci” konulu sunumun PDF dosyasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Decentralization Süreci “Türkiye’de Desantralizasyon Süreci” yazısını okumaya devam et

Yeşilay Gönüllü Programı Önerisi

Slayt1Bu öneri taslağını, 2009 yılından beri içerisinde olduğum sivil toplum çalışmalarında edindiğim deneyimlerim ve gözlemlerim sonucunda, 04.04.2013 tarihinde katıldığım Genç Yeşilay toplantısında ortaya çıkan ihtiyaçları göz önünde bulundurarak hazırladım.

Dosyada yer alan başlıklar:

The Future of the Eurozone

multispeedI prepared the presentation about Euro Crisis and focused on emerging scenarios from the crisis. I presented it in 20.03.2013, at course “Current Issues in EU Politics” lectured by Dr. Selcen Öner in Bahçeşehir University.

The presentation includes four scenarios these are Struggling on the CrisesBreak-up of the EurozoneCore Europe (Multi-speed)Fiscal Union Completed (Federal Europe).multispeed2

I gave the information Today’s Europe and Global Trends, also I compared the four scenarios to see which one is the best option for Europe.

Lastly, I mirrored the arguments of the people who think FOR and AGAINST a two-speed Europe! “The Future of the Eurozone” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması

Rapor için tıklayın!Türkiye’nin Avrupa Birliği katılım sürecinde, kamuoyunda çokça dillendirilen “çifte standart” söylemine somut bir bakış açısı kazandırmak amacıyla, Avrupa Birliği kurucu ülkelerini Türkiye ile karşılaştırdım.

Raporda, Avrupa Birliği kurucu ülkeleri olan Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Fransa, İtalya ve Lüksemburg’un gelişmişlik düzeyinin; nüfus, istihdam, ekonomi, enerji, sağlık, askeriye, eğitim, iletişim, çevre, ulaşım ve ar-ge konularında; Türkiye ile mukayese edilmiş verileri bulacaksınız.

Rapor için tıklayın!

Veriler incelenirken, ülkelerin yüzölçümlerinin göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir. Türkiye, 783.562 km²; Fransa, 632.760 km²; Almanya, 357.022 km²; İtalya, 301.318 km²; Hollanda, 41.543 km²; Belçika, 30.528 km²; Lüksemburg, 2.586 km²’dir.

Rapora bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye İle Karşılaştırılması “Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği Müzakerelerinde Yıllar Sonra Yeni Bir Fasıl Açılıyor

Türkiye’nin Avrupa Birliği Müzakereleri 3 Ekim 2005’te Lüksemburg’da resmen başlamıştı. Bugüne dek 35 müzakere başlığından 13’ü açılabildi ve sadece 1’i geçici olarak kapatıldı. Takvim üzerinde baktığımızda, 12 yıllık bir sürede sadece bir müzakere başlığında anlaşılmış olması hiç de olumlu değil. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Türkiye ile aynı dönemde müzakerelere başlayan Hırvatistan Temmuz 2013’te Avrupa Birliği’nin 28 üye ülkesi olacak. Bu karşılaştırma, Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığının ne kadar da yavaş işlediğini gösteriyor.

Son birkaç yılda “eksen kayması” söylemleri artarken, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış “her bakanlar kurulu toplantısında Avrupa Birliği adaylığıyla ilgili sunum yapıyorum” diyerek eksen kayması söylemlerini eleştirmişti. Fakat Ortadoğu’daki gelişmeler Avrupa Birliği adaylığını gündemde alt sıralara itti. Bu süreçte yapılan kamuoyu araştırmalarında da Türkiye’nin tam üyeliğine inanların sayısının giderek azaldığı görülüyor.

Güney Kıbrıs’ın 2012’nin ikinci yarısında Avrupa Birliği dönem başkanlığını üstlenmesiyle Avrupa Birliği sürecini askıya alınmış, Brüksel’de düzenlenen toplantılarda Egemen Bağış fotoğraflara girmemişti. Bu durum, İrlanda’nın dönem başkanlığını devralmasıyla birlikte normale döndü ve 21 Ocak 2013’te yapılan Avrupa Birliği Bakanları Toplantısı’nda müzakerelerin yeniden hızlanması gündeme geldi. Bu toplantı Türkiye basınında “Türkiye yeniden Avrupa Birliği fotoğrafında” başlığı ile yer aldı. Egemen Bağış Türkiye’ye döndükten sonra, müzakerelerde yeni başlıkların açılacağının sinyalini vermişti. “Avrupa Birliği Müzakerelerinde Yıllar Sonra Yeni Bir Fasıl Açılıyor” yazısını okumaya devam et