Kategori arşivi: Ödev

Avrupa Enerji Arzı Güvenliği

  • Avrupa’da enerjiye erişim,
  • Avrupa’ya gaz arzının 2006 ve 2009 kışlarında geçici kesintisi,
  • Avrupa Güvenlik Stratejisi,
  • Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi,
  • AB Enerji Diplomasisi Eylem Planı,
  • Avrupa’da enerji çeşitliliği.

AB Enerji Politikasında Beklentiler ve Kabiliyetler (MAKALE) PDF 29.05.2017

AB Enerji Politikasında Beklentiler ve Kabiliyetler (SUNUM) PDF 16.05.2017

Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı, Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi

“Liberal demokrasilerde politikacılar, normatif gerekçeler ve ampirik analizlere dayanan politika önerilerini haklı gösterme eğilimindedirler. Dolayısıyla, ahlâkî akıl yürütme ile argümanlarını desteklemek için normatif ve ampirik varsayımlar yapmaktadırlar. Politikaları yürüten uzmanların, sınır muhafızları da dahil olmak üzere ahlaki gerekçelere başvurdukları görülmüştür. Yakın tarihli bir araştırmada ortaya çıkmıştır ki Frontex çalışanları da faaliyetlerinin ahlaki bir değer taşıdığına inanıyorlar; ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele etmek, AB’de ekonomik çöküntüyü engellemek, AB vatandaşlarının güvenliğini arttırmak ve daha da önemlisi göçmenlerin hayatını kurtarmak gibi büyük hedefleri ima ederek uygulamalarını haklı gösteriyorlar.”

Bu makalede, Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı Frontex‘in uygulamalarının kuruluş amaçlarına ve AB değerlerine ters düşen noktalarını bulabilirsiniz.

PDFAvrupa Sınır Güvenliği Ajansı Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi  Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı, Frontex’in Amaç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi yazısının devamı

AB Kurucu Antlaşmalarında Göç Politikası, Öncelikleri ve Temel Araçları

Avrupa Birliği’nin göç politikası kurucu antlaşmalarda nasıl düzenlenmiştir? Bu politikanın temel araçları ve öncelikleri günümüzde nelerden oluşmaktadır?

Avrupa Birliği’nin göç politikasının yasal dayanağı, 2007 yılında imzalanan Lizbon Antlaşmasıyla oluşturulan, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’da (Treaty on the Functioning of the European Union) Madde 79 ve Madde 80’dir.

1957 yılında imzalanan, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşması’nda ise göç politikası yoktu. Bunun yerine, sadece, yabancıların çalışmasıyla ilgili düzenlemeler yer almaktaydı. 1992 yılı, Maastricht Antlaşması’na gelinceye kadar, Avrupa Komisyonu’nun göç politikasının ortaklaştırılmasına dönük çabaları olmuştur. Bu çabalar, Maastricht Antlaşması’nda kısmen sonuç vermiştir ve Birliğin ortak çıkar konuları da bu antlaşmaya eklenmiştir. Göç politikası da bu konulardan biri olarak, Adalet ve İçişleri başlığı (Justice and Home Affairs) altında değerlendirilmiştir.

Maastricht Antlaşması’ndaki Madde K1’de göç politikası bağlamından işlenen konular şunlardır; mülteci politikası, kişiler tarafından üye devlet dış sınırlarını geçilmesini düzenleyen hükümler ve bu geçişin denetiminin uygulanması, göç politikası ve üçüncü ülke vatandaşlarına karşı politika, aile bütünleşmeleri ve istihdama geçişler, kaçak ikamet ve çalışma ile mücadele. Bunlar, Birliğin ortak çıkar konuları olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, Maastricht Antlaşması’nda Madde 100(c)’de, Birliğin üçüncü ülke vatandaşlarına uygulayacağı vize rejimi düzenlenmiştir. Hangi ülke vatandaşlarına vize uygulanacağını, Avrupa Komisyonu’nun önerisiyle, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra Konsey’in karar vereceği belirtilmiştir.

1997 yılında Amsterdam Antlaşması ile göç politikası tamamen ortaklaşmıştır ve Birliğin tek başına söz hakkı elde ettiği alanlar olmuştur. Vize şartları, mültecilik kriterlerinin belirtilmesi gibi konular tamamen Birliğe bırakılırken; mülteci kabulü ve aile birleşimi gibi konular üye ülkelerin inisiyatifinde kalmıştır, yani göç ve iltica şartlarını Birlik belirlerken, bu başvuruların değerlendirmesini tamamen üye ülkelere bırakılmıştır. Örnekle, üçüncü ülke vatandaşı bir kişi aynı şartlar altından dilediği herhangi bir Birlik ülkesine iltica başvurusu yapar ve aynı kriterler ile değerlendirilir, fakat aynı kriterler ile değerlendirilse de aynı kişi bir üye ülkeden kabul alırken, diğerinden alamayabilir; kabul etmek üye ülkelerin inisiyatifindedir. AB Kurucu Antlaşmalarında Göç Politikası, Öncelikleri ve Temel Araçları yazısının devamı

Avrupa Birliği Genişlemesi Doğrultusunda Yasama Usullerindeki Değişimler

Avrupa Birliği üye ülke vatandaşlarının Mayıs 2014’te seçimlerde oy kullanarak oluşturduğu Avrupa Parlamentosu, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu altında Eylül 1952’de ilk kez toplanan ‘Ortak Meclis’ten oldukça farklıdır. 1952’de 78 parlamenter varken, bugün 28 üye ülkeden 400 milyon kişiyi temsil eden 750 parlamenter bulunmaktadır. Aynı zamanda, Birliğin genişlemesi doğrultusunda yasama süreci de değişmiş, Avrupa Parlamentosu’nun yetki alanı pek çok konuda genişlemiştir.

Avrupa Birliği’nde yasama süreci, bugün, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından birlikte gerçekleştirilmektedir. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan yasa taslağı aynı anda Parlamento’ya ve Konsey’e sunuluyor, iki tarafın da üzerinde uzlaştığı metin; Parlamento’da ve Konsey’de oylanarak yasalaşıyor. Çıkarılan yasa Avrupa Komisyonu tarafından yürütülüyor ve denetleniyor. Bu süreçten dolayı, Parlamento ve Konsey Avrupa Birliği’nin yasama organları olarak nitelendirilirken, Komisyon yürütme organı olarak tanımlanıyor.

Hazırladım çalışmada, Avrupa Birliği’nin karar alma sürecinin yıllar içerisinde nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.

Tam metin: Avrupa Birliği Genişlemesi Doğrultusunda Yasama Usullerindeki Değişimler

Ortaçağda Endüstri Devrimi, Jean Gimpel, Kitap Özeti

Jean Gimpel’in Ortaçağda Endüstri Devrimi isimli kitabı, Ortacağ dönemini yeniliğe açık ve dinamik bir dönem olarak betimliyor. Kuşkusuz ki bu betimleme, Rönesans dönemi ve sonrasında “karanlık” olarak adlandırılan, Ortaçağ için yapılmış sıradan olmayan bir tasvir. Gimpel kitabında bu betimlemeyi yaparken savını birçok örnekle güçlendiriyor.

Su ve rüzgar gücünün kullanımı ile çarklı düzeneklerin ve değirmenlerin 9. yüzyılda yaygınlaşmaya başlamasıyla; Ortaçağ’da tahıl üretimi, yağ çıkarma, deri işleme ve kağıt çekme gibi alanlarda ilk makineleşme başlamış oldu. Dönemin kayıtlarına bakıldığında, İngiltere’de 11. yüzyılda her elli aileye bir değirmen düşüyordu. Yatırım aracı olarak da kullanılan değirmenlerin kira gelirleri oldukça tatmin ediciydi. Su değirmeni kullanımı Antikçağ’da da söz konusu olmuş fakat o dönemde Roma İmparatorluğu insan gücüne daha çok önem vermişti.

Kağıdı Çinliler ve Araplardan sonra kullanmaya başlayan Avrupalılar; kağıt üretimini el ve ayak gücüne mahkum etmemiş, makineyle üretmeye başlamıştır. İlk su gücüyle çalışan kağıt fabrikası 1238’de İspanya, Valencia’da kurulmuş. 1268’de İtalya, Pabrico’da 7 adet kağıt fabrikası olduğu biliniyor.

12. yüzyılda karada kurulan su değirmenlerinin yanında, akarsular üzerine kurulan bentler de yaygınlaşmaya başlamıştı. Dönemin raporları incelendiğinde, akarsular üzerine çapraz kurulan bentler ile verimin arttırılmasının amaçlandığını görebiliyoruz. Ayrıca, bentlerin karlılığı adli konuların da artmasına neden oluyordu. Daha fazla kar elde etmek isteyen işletmeler bent yüksekliğini arttırıyor, bu da değirmenlerin sular altında kalmasına neden oluyordu. Bu gibi nedenlerle açılan davalarda genellikle bent sahipleri haksız bulunsa da, kararın uygulanmaması sonucu değirmen işletmeleri iflas ediyordu. Ortaçağda Endüstri Devrimi, Jean Gimpel, Kitap Özeti yazısının devamı

Türkiye’de Desantralizasyon Süreci

Slayt1Bahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cengiz Aktar tarafından verilen “Regional Policy and Rural Development” (Bölgesel Politika ve Kırsal Kalkınma) dersinde, 30.04.2013 tarihinde Ahmet Ketancı ile birlikte sunduğumuz, “Türkiye’de Decentralization Süreci” konulu sunumun PDF dosyasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Decentralization Süreci Türkiye’de Desantralizasyon Süreci yazısının devamı

The Future of the Eurozone

multispeedI prepared the presentation about Euro Crisis and focused on emerging scenarios from the crisis. I presented it in 20.03.2013, at course “Current Issues in EU Politics” lectured by Dr. Selcen Öner in Bahçeşehir University.

The presentation includes four scenarios these are Struggling on the CrisesBreak-up of the EurozoneCore Europe (Multi-speed)Fiscal Union Completed (Federal Europe).multispeed2

I gave the information Today’s Europe and Global Trends, also I compared the four scenarios to see which one is the best option for Europe.

Lastly, I mirrored the arguments of the people who think FOR and AGAINST a two-speed Europe! The Future of the Eurozone yazısının devamı

Bilim İlaç A.Ş.’nin Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporunun İncelenmesi

bilimphBahçeşehir Üniversitesi’nde, Bilge Uyan Atay tarafından verilen “Business Ethics” dersinin, “Analyzing of Bilim Pharmaceuticals’ Corporate Social Responsibility Report Published In 2011” başlıklı final ödevine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Analyzing Of Bilim Pharmaceuticals’ Corporate Social Responsibility Report Published In 2011

Hazırlanan ödevde, Bilim İlaç şirketinin 2011 yılında yayınlanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporu “Global Reporting Initiative (GRI)” değerlerine göre incelenmiştir. Bilim İlaç A.Ş.’nin Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporunun İncelenmesi yazısının devamı

Bilateral Relations of EU with China, Russia, India, Brazil

sayfaBahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cengiz Aktar tarafından verilen “EU External Relations” dersinin, Ahmet Ketancı ile birlikte hazırladığımız “Bilateral Relations of EU with China, Russia, India, Brazil” konulu final ödevine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Bilateral Relations of EU with China, Russia, India, Brazil

“Co-decision”ın Avrupa Ortak Tarım Politikası’na Etkisi

Codecision on Agriculture policyBahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölümü Araştırma Görevlisi Barış Baykan tarafından verilen “Agricultural Policy” dersinde, 26.12.2012 tarihinde sunduğum, “Bringing codecision to agriculture: a hard case of parliamentarization”  isimli sunumun PDF dosyasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Codecision on Agriculture policy  “Co-decision”ın Avrupa Ortak Tarım Politikası’na Etkisi yazısının devamı

Avrupa Birliği’nin Çin ve Rusya ile İki Taraflı (Bilateral) İlişkisi

Bahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cengiz Aktar tarafından verilen “EU External Relations” dersinde, 29.11.2012 tarihinde sunduğum, “EU Bilateral Relations with China and Russia”  isimli sunumun PDF dosyasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

EU Bilateral Relations With China and Russia