5 adımda 5 dakikada yurt dışına ‘ücretsiz’ para göndermek

Öne çıkan

Son yıllarda gelişen teknoloji para transferini Dünya çapında hızlandırırken maliyetleri de neredeyse sıfırladı.

Bugün İngiltere’de EFT ile gönderilen paranın alıcı hesabına ulaşması 1 saniye dahi sürmüyor.

Fakat yurt dışına para göndermek hala o kadar kolay değil.

Bankalar aracılığıyla yapılan işlemler hem maliyetli, hem de paranın alıcıya ulaşması günler sürebiliyor.

Hatta ücretini ödeyip transferi yaparsınız, paranız karşı tarafa geçer, fakat oradaki banka alıcıdan yine komisyon alabilir.

Böyle bir sürprizle karşılaşmamak için, yurt dışı para transferini bankalardan çok daha ucuza hatta ‘ücretsiz‘ nasıl yapacağınızı anlatıyorum.


Uygulamanın adı TransferWise. 2011 yılında İngiltere’de iki Estonyalı genç tarafından kuruldu.

Bugün dünya çapında 12 ofisi, 5 milyon müşterisi var ve her ay yaklaşık 5 milyar İngiliz Sterlini para transferi yapılıyor.

Bankalardan 8 kat daha ucuza para transferi gerçekleştiriyor.

Ucuz olmasının nedeni ise basit:

  • TransferWise’ın her ülkede yerel para biriminde bir hesabı var.
  • Örneğin Almanya’dan Türkiye’ye para göndermek istiyorsunuz, siz Almanya’daki TransferWise hesabına Avro gönderiyorsunuz.
  • Türkiye’deki TransferWise hesabı da buradaki alıcıya Türk Lirası olarak EFT yapıyor.
  • Yani aslında para gerçek anlamda yurt dışına çıkmıyor, bu nedenle hızlı ve 8 kat daha ucuz.

2011 yılında kurulması da şöyle oluyor:

  • İngiltere’de çalışan Taavet Hinrikus‘un Estonya’da ev kredisi ödemesi var.
  • Sterlin ile kazandığı için her ay parasını Avro’ya çevirip Estonya’ya göndermesi gerekiyor.
  • Her seferinde gönderdiği paranın %5’i banka tarafından kesiliyor.
  • Estonya’da Avro kazanan bir arkadaşı ile anlaşıp kredi ödemesini onun yapmasını istiyor.
  • Karşılığında da arkadaşının İngiltere’deki hesabına kredi ödemesi tutarında Sterlin yatırıyor.
  • Sonra bunu kurumsal hale getiriyorlar ve TransferWise ortaya çıkıyor.

TransferWise’ı geleneksel para transferlerinden ayıran en güzel yanı tüm işlemlerin şeffaf olması.

Yani siz ne kadar para göndereceksiniz, alıcı ne kadar alacak, ne kadar komisyon ödeyeceksiniz, ne zaman ulaşacak hepsini görebiliyorsunuz. “5 adımda 5 dakikada yurt dışına ‘ücretsiz’ para göndermek” yazısını okumaya devam et

İngiltere vize başvurusu neden ücretsiz?

Bu başlığı görünce ‘ne ücretsiz mi!’ diyerek şaşırmanız normal.

Ben de yakın zamanda öğrendim, eğer İngiltere’de iş kurmak veya işçi olarak çalışmak istiyorsanız vize başvurunuzu ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyorsunuz.

Hem de bir aracı kuruluşa gitmenize, hatta evden çıkmanıza dahi gerek yok. Başvurular İngiliz hükümeti resmi internet sitesi gov.uk üzerinden online yapılıyor.


Neden ücretsiz?

Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (bugünkü adıyla Avrupa Birliği) arasında 1963 yılında imzalanan, işçilerin ve hizmetin serbest dolaşımını garanti eden Ankara Antlaşması sayesinde.

İş insanı başvurusu yaparken, iş kurma isteğinizi ya da kurulu bir işin yürütülmesine yardımcı olma istediğinizi göstermeniz gerekiyor.

İngiltere’ye giriş yapmayı planladığınız tarihten en fazla 3 ay önce başvurabiliyorsunuz.

Başvurular 12 hafta içinde sonuçlanıyor. Önce 12 aylık vize veriliyor, işler yolunda giderse 3 yıl daha uzatabiliyorsunuz. “İngiltere vize başvurusu neden ücretsiz?” yazısını okumaya devam et

Türk annesi ileri görüşlülüğü

Bundan 2 ay önceydi. Henüz Rusya’nın savaş uçağını düşürmemiştik. Aksine, devletler arası ilişkiler iyi seviyedeydi.

Evde, mutfak ocağının değişmesi söz konusu olmuş. Annem de beyaz eşya mağazasına gidip bir tane beğenmiş.

Ertesi gün babamla birlikte gidip, alıp geldiler. Ocağın 3 gözü doğalgazlı, 1 gözü elektrikli. Fakat babam, ocağın böyle farklı bir özelliğinin olmasına sitemli.

Evde konuşuyoruz. Anneme sorduk. Neden böyle bir tercih yaptın? O da “belli mi olur! Rusya doğalgazı keserse, elektrikle çalıştırırız…”

Bu konuşmamızdan yaklaşık 1 ay sonra, hava sahası ihlali yapan Rus uçağı düşürüldü. Tartışmalar malum.

Neyse ki, annemin düşündüğü seviyede Rusya’ya bağımlılığımız yok.

Ama, anne ileri görüşlülüğü bu olsa gerek.

“Türk annesi ileri görüşlülüğü” yazısını okumaya devam et

Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok

Avrupa ülkeleri vatandaşları ile karşılaştırdığımızda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışına çıkma oranı çok düşük. Bunun coğrafi, ekonomik ve siyasi nedenlerini sıralamak mümkün. Bana göre ise en önemli neden “mesafe.”

Mesafeyi sadece fiziksel uzaklık olarak düşünmeyin; kültürel ve dini farklılık, eğitim seviyesi, ortalama aylık gelir, dil vb. gibi konular da mesafenin içerisinde.

2012 yılına kadar, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yurt dışına çıkabilmesi için öncelikle pasaport alması gerekirdi. Tek başına bu da yeterli olmaz, gideceği ülkeye göre değişmekle birlikte, o ülkeye giriş yapabilmek için ‘vize‘ alması gerekirdi. Bir de Türkiye’den çıkış yapabilmek için ‘yurt dışı çıkış harç pulu’nun olması gerekir. (Bu durum hala değişmedi.)

Yazıma başlamadan önce şöyle biraz araştırdım, pasaportun geçmişi milattan önce 450li yıllara kadar gidiyormuş. Modern anlamda pasaportun temelleri ise Milletler Cemiyeti‘nin 1920’de Paris’te yaptığı “Pasaport ve Gümrük Uygulamaları” konferansında atılmış. “Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok” yazısını okumaya devam et

Çay Toplayıcılığı 101

Konu çay olunca yazıya nasıl giriş yapacağım, nereden başlayacağım bilemiyorum. Çünkü çayın pek çoklarımız için farkı bir önemi vardır; çayla ilgili binlerce yazı yazılmış, sayısız fotoğraf çekilmiş, birçok türkü söylenmiştir.

Benim çayla ilgili hikayem, çayın yaş haliyle başlıyor. Daha demliğe koyulmadan, paketlenmeden, fabrikada işlenmeden, dalında toplanmadan önce…

Çayla ilgili en ilginç anım da Tataristan’dan. Sabah kahvaltısında garsondan İngilizce olarak çay istemeye çalışıyorduk. Her ne kadar ‘a cup of tea’, ‘tea’ ve ‘teaaaa’ desem de hiçbiri fayda etmiyordu. İngilizce bilmediğini öğrenince, el hareketleriyle çayı, çay bardağını anlatmaya çalıştımsa da olmadı. Onun üzerine ‘yeter ya, bi çay istiyoruz’ şeklinde Türkçe yüksek sesle sitem edince, garson ‘hee çayy’ dedi. Kendi içimden ‘acaba Türk mü bu garson’ diye düşünüyordum, meğersem çayın Rusçası da aynı şekilde telaffuz ediliyormuş. Orada farkına vardım ki çay düşündüğümden daha evrensel. “Çay Toplayıcılığı 101” yazısını okumaya devam et

Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”

Evet #BirYığınFırsat.

“Bir yığın fırsat” diyorum çünkü, etrafımızda o kadar çok fırsat varki değerlendirebileceğimiz; bunları saymaya çalışsak, liste yapsak; sonu gelmez! Bir genç olarak, bize en yakın olan ve en kolay şekilde erişebileceğimiz fırsatlardan bahsedip, bunlara nasıl erişebiliriz konusunda fikir vereceğim.

Tecrübe kazanmak isteyen ve yeni şeyler öğrenmek isteyen bir bireyin, maksimum düzeyde verim alabileceği çağ 20’li yaşlardır. Bu nedenle, bu yaşları olabildiğince güzel değerlendirmeli; gezip görmeli, yeni insanlarla tanışmalı, sorumluluklar üstlenmelidir.

Üniversite’ye başlayan bir öğrenci mutlaka şu fırsattan haberdardır, Erasmus Öğrenci Değişimi. Muhakkaktır ki hangi üniversite öğrencisine sorsak, bu konuda az veya çok bilgisi vardır. Şimdi bunu cepte tutalım! Daha önce bu ve benzeri programlardan yararlanmamış olanlar için, açık ve anlaşılır şekilde yazacağım. “Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin* Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması, 2014

Bu rapor, Avrupa Birliği kurucu ülkeleri olan Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Fransa, İtalya ve Lüksemburg arasından, nispeten Türkiye ile benzer özelliklere sahip olan Almanya, Fransa ve İtalya’nın; nüfus, istihdam, ekonomi, enerji, sağlık, askeriye, eğitim, iletişim, çevre, ulaşım, ar-ge ve sosyal kalkınma başlıklarında Türkiye ile mukayese edilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

1

Nüfus başlığı altında bulunan grafiklerde; ülkelerin 1970-2012 yılları arasındaki toplam nüfuslarını, nüfus artış oranlarını görebilirsiniz.

İstihdam başlığında; ülkelerdeki işgücüne katılım oranları, işsizlik oranları ve güvencesiz çalışanların oranları bulunmaktadır.

Ekonomi başlığında; ülkelerin altın dâhil mali rezervler miktarını, Gayrisafi Yurtiçi Hâsılalarını, Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla büyüme oranlarını, enflasyon oranlarını, ticari marka başvuru sayılarını ve borsaya kayıtlı yerli şirketler sayılarını inceleyebilirsiniz. “Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin* Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması, 2014” yazısını okumaya devam et