İngiltere vize başvurusu neden ücretsiz?

Bu başlığı görünce ‘ne ücretsiz mi!’ diyerek şaşırmanız normal.

Ben de yakın zamanda öğrendim, eğer İngiltere’de iş kurmak veya işçi olarak çalışmak istiyorsanız vize başvurunuzu ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyorsunuz.

Hem de bir aracı kuruluşa gitmenize, hatta evden çıkmanıza dahi gerek yok. Başvurular İngiliz hükümeti resmi internet sitesi gov.uk üzerinden online yapılıyor.


Neden ücretsiz?

Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (bugünkü adıyla Avrupa Birliği) arasında 1963 yılında imzalanan, işçilerin ve hizmetin serbest dolaşımını garanti eden Ankara Antlaşması sayesinde.

İş insanı başvurusu yaparken, iş kurma isteğinizi ya da kurulu bir işin yürütülmesine yardımcı olma istediğinizi göstermeniz gerekiyor.

İngiltere’ye giriş yapmayı planladığınız tarihten en fazla 3 ay önce başvurabiliyorsunuz.

Başvurular 12 hafta içinde sonuçlanıyor. Önce 12 aylık vize veriliyor, işler yolunda giderse 3 yıl daha uzatabiliyorsunuz. “İngiltere vize başvurusu neden ücretsiz?” yazısını okumaya devam et

Reklamlar

Türk annesi ileri görüşlülüğü

Bundan 2 ay önceydi. Henüz Rusya’nın savaş uçağını düşürmemiştik. Aksine, devletler arası ilişkiler iyi seviyedeydi.

Evde, mutfak ocağının değişmesi söz konusu olmuş. Annem de beyaz eşya mağazasına gidip bir tane beğenmiş.

Ertesi gün babamla birlikte gidip, alıp geldiler. Ocağın 3 gözü doğalgazlı, 1 gözü elektrikli. Fakat babam, ocağın böyle farklı bir özelliğinin olmasına sitemli.

Evde konuşuyoruz. Anneme sorduk. Neden böyle bir tercih yaptın? O da “belli mi olur! Rusya doğalgazı keserse, elektrikle çalıştırırız…”

Bu konuşmamızdan yaklaşık 1 ay sonra, hava sahası ihlali yapan Rus uçağı düşürüldü. Tartışmalar malum.

Neyse ki, annemin düşündüğü seviyede Rusya’ya bağımlılığımız yok.

Ama, anne ileri görüşlülüğü bu olsa gerek.

“Türk annesi ileri görüşlülüğü” yazısını okumaya devam et

Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok

Avrupa ülkeleri vatandaşları ile karşılaştırdığımızda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışına çıkma oranı çok düşük. Bunun coğrafi, ekonomik ve siyasi nedenlerini sıralamak mümkün. Bana göre ise en önemli neden “mesafe.”

Mesafeyi sadece fiziksel uzaklık olarak düşünmeyin; kültürel ve dini farklılık, eğitim seviyesi, ortalama aylık gelir, dil vb. gibi konular da mesafenin içerisinde.

2012 yılına kadar, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yurt dışına çıkabilmesi için öncelikle pasaport alması gerekirdi. Tek başına bu da yeterli olmaz, gideceği ülkeye göre değişmekle birlikte, o ülkeye giriş yapabilmek için ‘vize‘ alması gerekirdi. Bir de Türkiye’den çıkış yapabilmek için ‘yurt dışı çıkış harç pulu’nun olması gerekir. (Bu durum hala değişmedi.)

Yazıma başlamadan önce şöyle biraz araştırdım, pasaportun geçmişi milattan önce 450li yıllara kadar gidiyormuş. Modern anlamda pasaportun temelleri ise Milletler Cemiyeti‘nin 1920’de Paris’te yaptığı “Pasaport ve Gümrük Uygulamaları” konferansında atılmış. “Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok” yazısını okumaya devam et

Çay Toplayıcılığı 101

Konu çay olunca yazıya nasıl giriş yapacağım, nereden başlayacağım bilemiyorum. Çünkü çayın pek çoklarımız için farkı bir önemi vardır; çayla ilgili binlerce yazı yazılmış, sayısız fotoğraf çekilmiş, birçok türkü söylenmiştir.

Benim çayla ilgili hikayem, çayın yaş haliyle başlıyor. Daha demliğe koyulmadan, paketlenmeden, fabrikada işlenmeden, dalında toplanmadan önce…

Çayla ilgili en ilginç anım da Tataristan’dan. Sabah kahvaltısında garsondan İngilizce olarak çay istemeye çalışıyorduk. Her ne kadar ‘a cup of tea’, ‘tea’ ve ‘teaaaa’ desem de hiçbiri fayda etmiyordu. İngilizce bilmediğini öğrenince, el hareketleriyle çayı, çay bardağını anlatmaya çalıştımsa da olmadı. Onun üzerine ‘yeter ya, bi çay istiyoruz’ şeklinde Türkçe yüksek sesle sitem edince, garson ‘hee çayy’ dedi. Kendi içimden ‘acaba Türk mü bu garson’ diye düşünüyordum, meğersem çayın Rusçası da aynı şekilde telaffuz ediliyormuş. Orada farkına vardım ki çay düşündüğümden daha evrensel. “Çay Toplayıcılığı 101” yazısını okumaya devam et

Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”

Evet #BirYığınFırsat.

“Bir yığın fırsat” diyorum çünkü, etrafımızda o kadar çok fırsat varki değerlendirebileceğimiz; bunları saymaya çalışsak, liste yapsak; sonu gelmez! Bir genç olarak, bize en yakın olan ve en kolay şekilde erişebileceğimiz fırsatlardan bahsedip, bunlara nasıl erişebiliriz konusunda fikir vereceğim.

Tecrübe kazanmak isteyen ve yeni şeyler öğrenmek isteyen bir bireyin, maksimum düzeyde verim alabileceği çağ 20’li yaşlardır. Bu nedenle, bu yaşları olabildiğince güzel değerlendirmeli; gezip görmeli, yeni insanlarla tanışmalı, sorumluluklar üstlenmelidir.

Üniversite’ye başlayan bir öğrenci mutlaka şu fırsattan haberdardır, Erasmus Öğrenci Değişimi. Muhakkaktır ki hangi üniversite öğrencisine sorsak, bu konuda az veya çok bilgisi vardır. Şimdi bunu cepte tutalım! Daha önce bu ve benzeri programlardan yararlanmamış olanlar için, açık ve anlaşılır şekilde yazacağım. “Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin* Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması, 2014

Bu rapor, Avrupa Birliği kurucu ülkeleri olan Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Fransa, İtalya ve Lüksemburg arasından, nispeten Türkiye ile benzer özelliklere sahip olan Almanya, Fransa ve İtalya’nın; nüfus, istihdam, ekonomi, enerji, sağlık, askeriye, eğitim, iletişim, çevre, ulaşım, ar-ge ve sosyal kalkınma başlıklarında Türkiye ile mukayese edilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

1

Nüfus başlığı altında bulunan grafiklerde; ülkelerin 1970-2012 yılları arasındaki toplam nüfuslarını, nüfus artış oranlarını görebilirsiniz.

İstihdam başlığında; ülkelerdeki işgücüne katılım oranları, işsizlik oranları ve güvencesiz çalışanların oranları bulunmaktadır.

Ekonomi başlığında; ülkelerin altın dâhil mali rezervler miktarını, Gayrisafi Yurtiçi Hâsılalarını, Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla büyüme oranlarını, enflasyon oranlarını, ticari marka başvuru sayılarını ve borsaya kayıtlı yerli şirketler sayılarını inceleyebilirsiniz. “Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin* Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması, 2014” yazısını okumaya devam et

Opinions of people in Diyarbakir regarding Turkey’s EU Accession

diyaeabThe survey was realized by the participants of the training course titled “European Citizenship” that was aimed to support the professional development of youth workers and youth leaders by extending their critical understanding of European Citizenship, exploring and experiencing its potential and by enabling them to recognise and integrate European Citizenship in their youth works.

The training course was in Diyarbakır between 18-22 May, organised by Turkish National Agency which carries out EU Commission’s Lifelong Learning and Youth in Action programmes in Turkey, there were 24 participants coming from different parts of Turkey. The survey was prepared as part of the training by 12 participants of all, and the questions were asked to people who live in city center of Diyarbakır; they have varied ages from 16 to 72, different income levels and educational backgrounds, and occupational groups. Total number of people answered the questions is 142. “Opinions of people in Diyarbakir regarding Turkey’s EU Accession” yazısını okumaya devam et