Shutterstock’ta en çok kazandıran fotoğraflar

Stok görsel sitesi Shutterstock‘a üye olup, hobi olarak çektiğim fotoğrafları yüklemeye başlayalı yaklaşık 2,5 yıl oldu.

Şimdiye kadar Türkiye ve İngiltere’den yaklaşık 200 fotoğraf yükledim. Bu fotoğraflar toplamda 66 kez indirildiler ve kazancım 26,83$ oldu.

Benim durumum stok fotoğrafçılığını profesyonel olarak yapmak isteyenler için iyi bir örnek değil zira ben sadece boş zamanlarımda hobi olarak fotoğraf yükledim.

Fakat stok fotoğrafçılığından nasıl daha iyi para kazanılabilir bundan bahsedebilirim.

Screenshot 2020-02-25 15.34.47

En çok kazandıran fotoğraflarım

En çok indirilen fotoğrafım Bursa Koza Han’da çektiğim şu fotoğraf oldu. Ekim 2017’de yüklediğim fotoğraf 36 kez indirildi ve toplam 9,35$ gelir getirdi.

stock-photo-bursa-turkey-august-koza-han-bazaar-in-bursa-in-turkey-koza-han-was-built-in-733621537

Yaptığım aramalarda gördüm ki bu fotoğrafı turizm şirketleri kendi sitelerindeki içeriklerde kullanmış.

Türk bayraklarının uyumu bence fotoğrafı ön plana çıkaran en önemli unsur olmuş. —Sağ köşede dükkanın önünde duran babam da etki etmiş olabilir pek tabi. (:

Bu Bursa fotoğrafından sonra en çok indirilen fotoğraflar 3 kez indirilmiş. Onlar da şöyle:

Çok kazanmak isteyenlere tavsiyeler

1. Kimsenin gitmediği yerlerde fotoğraf çekin

Antarktika, Grönland, Amazonlar filan gelmesin aklınıza. Kastettiğim şey insanların gittiği ama nadir fotoğraflanan yerler. Tabi diğer bir konu da o fotoğrafa ne kadar talebin olduğu.

Fotoğrafını çektiğiniz yer çok turistik bir yer olur, çok talep vardır ama çok da fotoğrafını çeken vardır. Mesela Ayasofya, mesela Topkapı Sarayı. Bu kez de rekabet fazladır. Fotoğrafınızın ön plana çıkması zor.

2. Trendleri takip edin

Shutterstock Blog’u düzenli takip edin. Orada her ay hangi konuların daha çok talep edildiği paylaşılıyor. Çekimlerinizi ona göre yapabilirsiniz. “Shutterstock’ta en çok kazandıran fotoğraflar” yazısını okumaya devam et

Marmaray’daki şüphelinin çantasından çıkanlar

Aşağıda anlatılanlar yaşanmış bir olayın hikayeleştirilmesidir.

Bugün, Marmaray’ın Yenikapı İstasyonu’ndan trene binip Üsküdar’a geçiyordum. Saat 15:10’da istasyonun zemin katına indim ve treninin duracağı yere doğru ilerlemeye başladım. Oraya varmadan, önümdeki kişinin istasyondaki çöp kutusunu karıştırdığını gördüm. Onu fark ettiğim anda işini bitirmiş ve yürümeye başlamıştı. Giyim kuşamına baktığımda, siyah bir spor ayakkabısı, üzerinde siyah pantolon, siyah kapüşonlu hırka ve siyah sırt çantası vardı; uzun saçlıydı, gözlük kullanıyordu ve elinde beyaz bir poşet vardı. Şüpheli birine benzemiyordu ama çöp kutusuyla bu kadar haşır neşir olması, hem de metroda, neden?

Bir kaç saniye sonra, çöp kutusunun yanındaydım. Baktığımda, kağıt öğütme makinesinden geçmiş bir yığın gazete kağıdı, üzerinde bir karton kutu ve içerisi de aynı şekilde öğütülmüş kağıtlarla doluydu. İçerisinde bomba olabilir miydi? Bomba değilse o zaman bu kişi bu kağıt yığınını neden metro istasyonundaki çöp kutusuna koydu? Ne yapmalıydım? Polis? 155? Telefon çekmiyor? İstasyonun güvenlik görevlisi? Gereksiz yere telaş mı olurdu? Yoksa bir kahraman mı olurdum? Aklımdan geçen tüm bu sorulardan sonra, o kişiyi takip etmeye karar verdim. Şüpheli hareketleri varsa güvenliğe haber verebilirdim.

Gözden kaybolmadan hızlıca yaklaştım. Tren gelmişti. Trene bindi. Binerken de saatine baktı. Ben de hemen arkasından bindim. Oturacak boş yer yoktu, ayakta beklemek için vagonlar arasındaki bağlantının olduğu boşluğa ilerledi, ben de hemen üç adım arkasındaydım.

“Marmaray’daki şüphelinin çantasından çıkanlar” yazısını okumaya devam et