Etiket arşivi: avrupa

Tek kelime yazmadan, yılda 35.000 blog ziyaretçisi almak

Geçtiğimiz yıl bu blogu 35.386 kişi ziyaret etmiş, 2015 yılınındaki ziyaretçi sayısının neredeyse beş katı. Ben ise 2016 yılında tek bir kelime dahi yazmamıştım. Peki neden ziyaretçi sayısı çarpıcı biçimde arttı?

Sorunun cevabı, 2009 yılı sonbaharında aldığım Ekonomiye Giriş dersinde öğrendiğim arz talep eğrisinde. Sen ne kadar kalite ürünler üretsen de, bulunduğun pazarda buna talep yoksa batarsın.

Yazarlık da öyleymiş. Ne kadar kusursuz yazdığından ziyade, insanlar neyi okumak istiyor, neyi merak ediyor daha önemliymiş. Tek kelime yazmadan, yılda 35.000 blog ziyaretçisi almak yazısının devamı

Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok

Avrupa ülkeleri vatandaşları ile karşılaştırdığımızda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışına çıkma oranı çok düşük. Bunun coğrafi, ekonomik ve siyasi nedenlerini sıralamak mümkün. Bana göre ise en önemli neden “mesafe.”

Mesafeyi sadece fiziksel uzaklık olarak düşünmeyin; kültürel ve dini farklılık, eğitim seviyesi, ortalama aylık gelir, dil vb. gibi konular da mesafenin içerisinde.

2012 yılına kadar, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yurt dışına çıkabilmesi için öncelikle pasaport alması gerekirdi. Tek başına bu da yeterli olmaz, gideceği ülkeye göre değişmekle birlikte, o ülkeye giriş yapabilmek için ‘vize‘ alması gerekirdi. Bir de Türkiye’den çıkış yapabilmek için ‘yurt dışı çıkış harç pulu’nun olması gerekir. (Bu durum hala değişmedi.)

Yazıma başlamadan önce şöyle biraz araştırdım, pasaportun geçmişi milattan önce 450li yıllara kadar gidiyormuş. Modern anlamda pasaportun temelleri ise Milletler Cemiyeti‘nin 1920’de Paris’te yaptığı “Pasaport ve Gümrük Uygulamaları” konferansında atılmış. Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok yazısının devamı

Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”

Evet #BirYığınFırsat.

“Bir yığın fırsat” diyorum çünkü, etrafımızda o kadar çok fırsat varki değerlendirebileceğimiz; bunları saymaya çalışsak, liste yapsak; sonu gelmez! Bir genç olarak, bize en yakın olan ve en kolay şekilde erişebileceğimiz fırsatlardan bahsedip, bunlara nasıl erişebiliriz konusunda fikir vereceğim.

Tecrübe kazanmak isteyen ve yeni şeyler öğrenmek isteyen bir bireyin, maksimum düzeyde verim alabileceği çağ 20’li yaşlardır. Bu nedenle, bu yaşları olabildiğince güzel değerlendirmeli; gezip görmeli, yeni insanlarla tanışmalı, sorumluluklar üstlenmelidir.

Üniversite’ye başlayan bir öğrenci mutlaka şu fırsattan haberdardır, Erasmus Öğrenci Değişimi. Muhakkaktır ki hangi üniversite öğrencisine sorsak, bu konuda az veya çok bilgisi vardır. Şimdi bunu cepte tutalım! Daha önce bu ve benzeri programlardan yararlanmamış olanlar için, açık ve anlaşılır şekilde yazacağım. Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım” yazısının devamı

OPINIONS OF PEOPLE WHO LIVE IN DİYARBAKIR REGARDING EUROPEAN UNION

diyaeabThe survey was realized by the participants of the training course titled “European Citizenship” that was aimed to support the professional development of youth workers and youth leaders by extending their critical understanding of European Citizenship, exploring and experiencing its potential and by enabling them to recognise and integrate European Citizenship in their youth works.

The training course was in Diyarbakır between 18-22 May, organised by Turkish National Agency which carries out EU Commission’s Lifelong Learning and Youth in Action programmes in Turkey, there were 24 participants coming from different parts of Turkey. The survey was prepared as part of the training by 12 participants of all, and the questions were asked to people who live in city center of Diyarbakır; they have varied ages from 16 to 72, different income levels and educational backgrounds, and occupational groups. Total number of people answered the questions is 142. OPINIONS OF PEOPLE WHO LIVE IN DİYARBAKIR REGARDING EUROPEAN UNION yazısının devamı

Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması

Rapor için tıklayın!Türkiye’nin Avrupa Birliği katılım sürecinde, kamuoyunda çokça dillendirilen “çifte standart” söylemine somut bir bakış açısı kazandırmak amacıyla, Avrupa Birliği kurucu ülkelerini Türkiye ile karşılaştırdım.

Raporda, Avrupa Birliği kurucu ülkeleri olan Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Fransa, İtalya ve Lüksemburg’un gelişmişlik düzeyinin; nüfus, istihdam, ekonomi, enerji, sağlık, askeriye, eğitim, iletişim, çevre, ulaşım ve ar-ge konularında; Türkiye ile mukayese edilmiş verileri bulacaksınız.

Rapor için tıklayın!

Veriler incelenirken, ülkelerin yüzölçümlerinin göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir. Türkiye, 783.562 km²; Fransa, 632.760 km²; Almanya, 357.022 km²; İtalya, 301.318 km²; Hollanda, 41.543 km²; Belçika, 30.528 km²; Lüksemburg, 2.586 km²’dir.

Rapora bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye İle Karşılaştırılması Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması yazısının devamı

Avrupa Birliği’nin Çin ve Rusya ile İki Taraflı (Bilateral) İlişkisi

Bahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cengiz Aktar tarafından verilen “EU External Relations” dersinde, 29.11.2012 tarihinde sunduğum, “EU Bilateral Relations with China and Russia”  isimli sunumun PDF dosyasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

EU Bilateral Relations With China and Russia

Bir Eğitim Kursu İle Başlayan “Aktif Vatandaşlık”

21 Eylül 2012, Ulusal Ajans’taki stajımın son günü…

7. kat Leonardo Da Vinci Programı Koordinatörlüğü’ndeyim. Yine yoğun geçen bir iş günü. Bir yandan uzmanların işlerini kolaylaştırmaya çalışıyor, yardımcı oluyoruz; diğer yandan yaptığımız işler neticesinde tecrübe kazanıyoruz.

Gün sonunda; hem Ulusal Ajans’taki stajım, hem de son bir yılımın nasıl geçtiğinin değerlendirmesini yaparken, güzel bir ayrıntıyı fark ediyorum: Ulusal Ajans’ın hayatımın her anında yer aldığı gerçeği.

18 Mayıs 2010, uçağımız Varşova Havalimanına iniyor…

İlk kez yurt dışına çıkan 20 yaşında bir genç olarak, uçağın penceresinden meraklı gözlerle Polonya’yı seyrediyorum. İniş yaptık, çok geçmedi havalimanına girdik. Fakat hâlâ Avrupa Birliği sınırlarına girdim diyemiyorum çünkü az ileride gümrük polisi pasaport kontrolü için bekliyordu.

Varşova’ya, Polonya Ulusal Ajansı tarafından gerçekleştirilen “Cre-activity for Urban Youth” isimli bir haftalık eğitim kursu için gelmiştim. Duyurusu, eğitimden üç ay önce Türkiye Ulusal Ajansı internet sitesinden yapılmıştı ve başvurusu “salto-youth network” üzerinden yapılıyordu.

Eğitime bir ay kala, hiç beklemediğim bir anda Polonya’dan gelen kabul e-postası ile karşılaştım. Bir hafta içerisinde pasaport, üç gün içerisinde Schengen vizesi aldım. Eğitim kursunun yolculuk masrafları Türkiye Ulusal Ajansı; Varşova’daki masrafları Polonya Ulusal Ajansı tarafından karşılandığından, eğitim kursundan ücretsiz faydalanmış oldum.
Bir Eğitim Kursu İle Başlayan “Aktif Vatandaşlık” yazısının devamı

Avrupa Birliği Kurumlarının Adaylık Sürecindeki Rolü ve Etkisi

Bahçeşehir Üniversitesi’nde Cengiz Aktar tarafından verilen “Turkey-EU Relations” dersi için, 07.01.2011 tarihinde sunduğum, “Avrupa Birliği ve Daralma(!)” başlıklı dönem ödevinin Türkçe’sine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

  • Nereden çıktı bu Avrupa Birliği?
  • Genişleme nerede başlıyor?
  • Türkiye’ye karşı daralma(!)
  • Avrupa Birliği kurumlarının genişlemedeki rolü.
    • Avrupa Parlamentosu
    • Avrupa Komisyonu
    • Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu
    • Avrupa Konseyi
  • Adaylık Sürecinde Türkiye ne yapıyor?

İndirmek için; Avrupa Birliği ve Daralma

Avrupa Birliği alanında doğru bilgi şart!

“Türkiye’nin, yarım yüzyıl önce, ilk başvurusu ile başlayan Avrupa Birliği süreci” gibi bir giriş yapmayacağım. Kısacası, II.Dünya Savaşından sonra Avrupa’daki barış arayışları sonuçlanarak, ekonomik topluluk olarak başlayan Avrupa Birliği ortaya çıktı.. 2005 yılında Türkiye’nin aday ülke olarak müzakarelere başlaması ile ilişkiler hızlanmış olsa da, son bir kaç yıldır süreç ağır işliyor denilebilir. Durum böyle olunca, gazetelerde, internet sitelerinde, bloglarda vb. alanlarda yüzlerce yazı kaleme alınmaktadır. Avrupa Birliği alanında doğru bilgi şart! yazısının devamı