5 adımda 5 dakikada yurt dışına para göndermek ‘ücretsiz’

Öne çıkan

Son yıllarda gelişen teknoloji para transferini Dünya çapında hızlandırırken maliyetleri de neredeyse sıfırladı.

Bugün İngiltere’de EFT ile gönderilen paranın alıcı hesabına ulaşması 1 saniye dahi sürmüyor.

Fakat yurt dışına para göndermek hala o kadar kolay değil.

Bankalar aracılığıyla yapılan işlemler hem maliyetli, hem de paranın alıcıya ulaşması günler sürebiliyor.

Hatta ücretini ödeyip transferi yaparsınız, paranız karşı tarafa geçer, fakat oradaki banka alıcıdan yine komisyon alabilir.

Böyle bir sürprizle karşılaşmamak için, yurt dışı para transferini bankalardan çok daha ucuza hatta ‘ücretsiz‘ nasıl yapacağınızı anlatıyorum.

Adım 1: TransferWise’a kaydolun

TransferWise internet sitesinden ücretsiz kaydolun.

Gereken tek şey e-posta adresi. Dilerseniz Google ya da Facebook hesabı ile de tek tıkla üye olabilirsiniz. (İşlemleri Türkçe yapabilirsiniz.)

TransferWise yurtdışına para göndermek ucuz

Adım 2: Gönderilecek para miktarı

Hangi para biriminden nereye ne kadar para göndermek istediğinizi yazın. Davet bağlantısını kullanırsanız 500£’a kadar ücret ödemezsiniz. 

Screenshot 2019-08-06 11.42.27

https://transferwise.com/i/ilkerg5

Adım 3: Alıcının hesap bilgileri

Kendinize, bir başkasına, şirket veya derneğe para gönderebilirsiniz. Bunun için IBAN numarası yeterli.

Screenshot 2019-08-06 11.45.20

Adım 4: Gönderinizi onaylayın

IBAN numarasını girdikten sonra ödemenizi gözden geçirip onaylayın.

Siz ne kadar gönderiyorsunuz, alıcı ne kadar alacak ve kaç saat içinde ulaşacak tüm detayları görebilirsiniz. Ayrıca alıcı için açıklama da yazabilirsiniz.

Screenshot 2019-08-06 11.46.46Adım 5: Ödemenizi yapın

Alıcıya 3,103.86 TRY ulaşması için 500 Avro gönderiyi nasıl yapacağınızı seçin.

En hızlı yöntem banka veya kredi kartı numaranızı girerek gönderi yapmak. Diğer seçeneklerden biri de TransferWise’a banka transferi yapmak.

Yani siz TransferWise’ın Avrupa’daki hesabına 500 Avro gönderiyorsunuz, onlar da 3,103.86 TRY’yi Türkiye’deki alıcıya gönderiyor.

Screenshot 2019-08-06 11.47.15

Türkiye’den yurt dışına gönderilerde henüz banka veya kredi kartı seçeneği yok, o nedenle sadece banka transferi yöntemi kullanılıyor.

Eğer 1000£ üstü gönderi yapmak isterseniz kimlik doğrulaması yapmanız gerekebilir.


‘Çoklu döviz hesabı’ açmak ve yurt dışından ödeme almak

TransferWise’ı sadece para göndermek için değil, döviz hesabı olarak da kullanabilirsiniz.

Kimlik doğrulaması yaparsanız, Türk Lirası dahil 40’dan fazla para biriminde döviz hesabı açabilirsiniz ve para birimleri arasında istediğiniz zaman çeviri yapabilirsiniz.

Çoklu döviz hesabı (Borderless) ile İngiliz SterliniAmerikan DolarıAvroAvustralya Doları ve Yeni Zelanda Doları cinsinden hesaplarınıza doğrudan ödeme alabilirsiniz.

TransferWise bu para birimlerinde size özel hesap numarası sağlıyor.

Örneğin İtalya’da bir şirket için iş yaptınız, size ödeme yapacak. TransferWise Avro hesabınıza ücretsiz olarak gönderebilir.

TransferWise çoklu döviz hesabı.png

TransferWise Debit Kart

TransferWise müşterilerine ücretsiz olarak Debit Mastercard gönderiyor.

Bu kart ile, hesabınızdaki para birimi önemli değil istediğiniz ülkede harcama yapabilirsiniz.

Yani hesabınızda Türk Lirası olsun, kartınızı Arjantin’de kullanabilirsiniz. Para birimleri arasındaki çeviriyi gerçek kur üzerinden otomatik yapıyor.

Fakat Türkiye henüz kart gönderimi yapılan ülkeler arasında değil.

Eğer TransferWise hesabınızı açtıktan sonra yurt dışına çıkma planınız olursa (tatil amaçlı da olsa) debit kartınızı konaklayacağınız adrese göndertebilir ve teslim alıp kullanmaya başlayabilirsiniz.

Gönderi yapılan ülkeler:
Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İzlanda, İtalya, İrlanda, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç, Hollanda, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, İsviçre.

Sorularınız için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz.


Uygulamanın adı TransferWise. 2011 yılında İngiltere’de iki Estonyalı genç tarafından kuruldu.

Bugün dünya çapında 12 ofisi, 5 milyon müşterisi var ve her ay yaklaşık 5 milyar İngiliz Sterlini para transferi yapılıyor.

Bankalardan 8 kat daha ucuza para transferi gerçekleştiriyor.

Ucuz olmasının nedeni ise basit:

  • TransferWise’ın her ülkede yerel para biriminde bir hesabı var.
  • Örneğin Almanya’dan Türkiye’ye para göndermek istiyorsunuz, siz Almanya’daki TransferWise hesabına Avro gönderiyorsunuz.
  • Türkiye’deki TransferWise hesabı da buradaki alıcıya Türk Lirası olarak EFT yapıyor.
  • Yani aslında para gerçek anlamda yurt dışına çıkmıyor, bu nedenle hızlı ve 8 kat daha ucuz.

2011 yılında kurulması da şöyle oluyor:

  • İngiltere’de çalışan Taavet Hinrikus‘un Estonya’da ev kredisi ödemesi var.
  • Sterlin ile kazandığı için her ay parasını Avro’ya çevirip Estonya’ya göndermesi gerekiyor.
  • Her seferinde gönderdiği paranın %5’i banka tarafından kesiliyor.
  • Estonya’da Avro kazanan bir arkadaşı ile anlaşıp kredi ödemesini onun yapmasını istiyor.
  • Karşılığında da arkadaşının İngiltere’deki hesabına kredi ödemesi tutarında Sterlin yatırıyor.
  • Sonra bunu kurumsal hale getiriyorlar ve TransferWise ortaya çıkıyor.

TransferWise’ı geleneksel para transferlerinden ayıran en güzel yanı tüm işlemlerin şeffaf olması.

Yani siz ne kadar para göndereceksiniz, alıcı ne kadar alacak, ne kadar komisyon ödeyeceksiniz, ne zaman ulaşacak hepsini görebiliyorsunuz. “5 adımda 5 dakikada yurt dışına para göndermek ‘ücretsiz’” yazısını okumaya devam et

İngilizler neden sol elle yemek yemezler?

İngilizler sofrada sol elleriyle yemek yemezler, çünkü şeytanın onu kontrol ettiğini düşünürler.

Tabaklarında tek bir pirinç tanesi bırakmazlar, yemek bitmeden sofradan kalkmazlar, konuşmak için izin isterler…

Bunlar 16. yüzyıl İngiltere’sinin sofra kuralları. Günümüz Türkiye’sine ne kadar da benziyor! Yoksa anne-babalarımızın Türkiye’sine mi demeli?

Geçtiğimiz hafta William Shakespeare‘in doğduğu kasaba Stratford-Upon-Avon’da annesi Mary Arden Çiftliğini ziyaret ettik.

Shakespeare’in yaşadığı dönem İngiltere’de Tudor hanedanı iktidarda. 1485-1603 arasındaki o yıllara da Tudor dönemi deniyor.


Çiftlikte her gün saat 13.00’da bir Tudor yemeği canlandırması oluyor. Gösterinin adı “Tudor dinner.”

Çiftlik 17.00’dan sonra kapalı olduğu için akşam yemeğini öğlene çekmişler diye düşünüyorduk, fakat öyle değilmiş.

16. yüzyılda henüz öğle yemeği (“lunch”) kavramı yokmuş, çünkü günde tek öğün yemek yeniliyor, o da günün ortasında oluyormuş, ismi de “dinner.”

Neyse, saat yaklaşınca eve girdik mutfağı bulduk. Ne görelim! Evin 16. yüzyıldan kalma mutfağında 16. yüzyıl yemekleri yapılıyor. Gerçekten yapıyorlar…

Buraya gelmeden önce, sofrada hazır yemekler olacak ve 16. yüzyıl kostümleriyle yemek yiyormuş gibi yapacaklarını düşünüyorduk.

Pek öyle olmadı. Yemek salonuna geçtik. 16. yüzyıldan kalma sofrada 16. yüzyıldan kıyafetlerle yemek yemeye başladılar. Gerçekten yediler…

Sebzeli çorba, lahana haşlama, üzerine de ahududulu tart yediler, biz de 40 dakika boyunca seyrettik. 🙂 “İngilizler neden sol elle yemek yemezler?” yazısını okumaya devam et

Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok

Avrupa ülkeleri vatandaşları ile karşılaştırdığımızda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışına çıkma oranı çok düşük. Bunun coğrafi, ekonomik ve siyasi nedenlerini sıralamak mümkün. Bana göre ise en önemli neden “mesafe.”

Mesafeyi sadece fiziksel uzaklık olarak düşünmeyin; kültürel ve dini farklılık, eğitim seviyesi, ortalama aylık gelir, dil vb. gibi konular da mesafenin içerisinde.

2012 yılına kadar, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yurt dışına çıkabilmesi için öncelikle pasaport alması gerekirdi. Tek başına bu da yeterli olmaz, gideceği ülkeye göre değişmekle birlikte, o ülkeye giriş yapabilmek için ‘vize‘ alması gerekirdi. Bir de Türkiye’den çıkış yapabilmek için ‘yurt dışı çıkış harç pulu’nun olması gerekir. (Bu durum hala değişmedi.)

Yazıma başlamadan önce şöyle biraz araştırdım, pasaportun geçmişi milattan önce 450li yıllara kadar gidiyormuş. Modern anlamda pasaportun temelleri ise Milletler Cemiyeti‘nin 1920’de Paris’te yaptığı “Pasaport ve Gümrük Uygulamaları” konferansında atılmış. “Yurt dışına çıkmak için pasaportunuzun olmasına gerek yok” yazısını okumaya devam et

Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”

Evet #BirYığınFırsat.

“Bir yığın fırsat” diyorum çünkü, etrafımızda o kadar çok fırsat varki değerlendirebileceğimiz; bunları saymaya çalışsak, liste yapsak; sonu gelmez! Bir genç olarak, bize en yakın olan ve en kolay şekilde erişebileceğimiz fırsatlardan bahsedip, bunlara nasıl erişebiliriz konusunda fikir vereceğim.

Tecrübe kazanmak isteyen ve yeni şeyler öğrenmek isteyen bir bireyin, maksimum düzeyde verim alabileceği çağ 20’li yaşlardır. Bu nedenle, bu yaşları olabildiğince güzel değerlendirmeli; gezip görmeli, yeni insanlarla tanışmalı, sorumluluklar üstlenmelidir.

Üniversite’ye başlayan bir öğrenci mutlaka şu fırsattan haberdardır, Erasmus Öğrenci Değişimi. Muhakkaktır ki hangi üniversite öğrencisine sorsak, bu konuda az veya çok bilgisi vardır. Şimdi bunu cepte tutalım! Daha önce bu ve benzeri programlardan yararlanmamış olanlar için, açık ve anlaşılır şekilde yazacağım. “Yurtdışında Eğitim ve Gönüllülük İçin #BirYığınFırsat “İlk Adım”” yazısını okumaya devam et

Opinions of people in Diyarbakir regarding Turkey’s EU Accession

diyaeabThe survey was realized by the participants of the training course titled “European Citizenship” that was aimed to support the professional development of youth workers and youth leaders by extending their critical understanding of European Citizenship, exploring and experiencing its potential and by enabling them to recognise and integrate European Citizenship in their youth works.

The training course was in Diyarbakır between 18-22 May, organised by Turkish National Agency which carries out EU Commission’s Lifelong Learning and Youth in Action programmes in Turkey, there were 24 participants coming from different parts of Turkey. The survey was prepared as part of the training by 12 participants of all, and the questions were asked to people who live in city center of Diyarbakır; they have varied ages from 16 to 72, different income levels and educational backgrounds, and occupational groups. Total number of people answered the questions is 142. “Opinions of people in Diyarbakir regarding Turkey’s EU Accession” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması

Rapor için tıklayın!Türkiye’nin Avrupa Birliği katılım sürecinde, kamuoyunda çokça dillendirilen “çifte standart” söylemine somut bir bakış açısı kazandırmak amacıyla, Avrupa Birliği kurucu ülkelerini Türkiye ile karşılaştırdım.

Raporda, Avrupa Birliği kurucu ülkeleri olan Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Fransa, İtalya ve Lüksemburg’un gelişmişlik düzeyinin; nüfus, istihdam, ekonomi, enerji, sağlık, askeriye, eğitim, iletişim, çevre, ulaşım ve ar-ge konularında; Türkiye ile mukayese edilmiş verileri bulacaksınız.

Rapor için tıklayın!

Veriler incelenirken, ülkelerin yüzölçümlerinin göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir. Türkiye, 783.562 km²; Fransa, 632.760 km²; Almanya, 357.022 km²; İtalya, 301.318 km²; Hollanda, 41.543 km²; Belçika, 30.528 km²; Lüksemburg, 2.586 km²’dir.

Rapora bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye İle Karşılaştırılması “Avrupa Birliği Kurucu Ülkelerinin Gelişmişlik Düzeyinin Türkiye ile Karşılaştırılması” yazısını okumaya devam et

Avrupa Birliği’nin Çin ve Rusya ile İki Taraflı (Bilateral) İlişkisi

Bahçeşehir Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cengiz Aktar tarafından verilen “EU External Relations” dersinde, 29.11.2012 tarihinde sunduğum, “EU Bilateral Relations with China and Russia”  isimli sunumun PDF dosyasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

EU Bilateral Relations With China and Russia